Meme Büyültme
Meme büyültme ameliyatında amaç gelişmemiş, ya da doğum sonrası veya yaşlanma nedeniyle sonradan küçülmüş ve bir miktar sarkmış olan göğüslerin büyültülerek daha doğal bir görünüme getirilmesidir. Sonuçları nedeniyle hem hastaları hem de doktoru çok mutlu eden ve Plastik Cerrahların da yapmayı en sevdiği ameliyatlardan biri olmasına rağmen tahmin edildiği kadar basit bir işlem değildir ve her doktorun tekniği farklı olduğu için birkaç doktorda birden araştırma yapan hastaların tamamen kafasını karıştırabilir.
Başlıca 2 protez grubu kullanılır: saline-filled (içinde tuzlu su olan) protezler ve silikon jel protezler. Bu protezlerin ikisininde dış kısmı silikon olup bir tanesi tuzlu su ile doludur, diğeri ise silikon jel ile doludur. Günümüzde Avrupa piyasasında ve Türkiye’de kullanılan protezlerin %90’dan fazlası silikon jel protezlerdir. Saline protezlerin, daha ucuz olmasına rağmen, kullanımı gittikçe azalmaktadır. Bunun en başta gelen nedeni de silikon jel protezlerin belirgin üstünlükleridir;
- a. Protezin dışarıdan belli olma ihtimalinin daha az olması
- b. Daha doğal görünüm
- c. Çeşitli CPG protez türleri ile halk arasında damla olarak bilinen anatomik protezlerin kullanımına izin vermesi
- d. Dokunma ile doğal meme hissinin alınması
- e. Protezin patlama insidansının daha az olması
- f. Kapsül kontraktürü riskinin belirgin derecede az olması
- g. Subglanduler yerleşime izin vermesi.
Saline protezlerin herhangi bir avantajı yok mudur? Tabii ki bu protezlerin de bazı avantajları vardır. Bunları sayacak olursak:
a. Eğer protez vücut içinde patlarsa tuzlu su meme içine yayılacağı için herhangi bir sorun yaratmaz. Maalesef uzun bir süre saline protez taraftarlarının öne sürdüğü bu düşünce, olayı tek taraflı anlatmaktadır. Çünkü zaten saline protezlerin kendiliğinden patlama riski yüksektir. Ayrıca şimdi kullanımda olan silikon jel protezlerin içindeki silikon, sıvı değil jel olduğu için, dağılıp akmaz ve olduğu yerde kalır. Dolayısıyla kaza (sivri bir cismin memeye batması) veya kendiliğinden patlama görülürse protez rahatlıkla çıkarılıp poş yıkandıktan sonra yeni bir protez aynı anda yerleştirilebilir. Dolayısıyla fizyolojik olma saline protezlerin bir avantajı değildir.
b. Saline protezler biraz sonra bahsedeceğim periumbilikal (göbek deliği çevresi) ve aksiller (koltuk altı) kesilerinden rahatlıkla yerleştirilirken bu silikon jel protezlerde çok zor ve periumbilikal girişim için imkansızdır. Kullanılan protez seçiminde ikinci düşünülmesi gereken nokta protez şeklidir. Hastalar tarafından yuvarlak ve damla olarak bilinen protez çeşitleri aslında kendi aralarında pek çok tipe ayrılır:
1. Round (yuvarlak protez)
- a. Düz yüzey
- i. Yüksek profil
- ii. Orta profil
- iii. Alçak profil
- b. Textured (girintili çıkıntılı yüzey)
- i. Yüksek profil
- ii. Orta profil
- iii. Alçak profil
2. CP (anatomik – damla protez)
- a. Jel protezler
- i. Medium Height Moderate profil
- ii. Medium Height Moderate Plus profil
- iii. Medium Height High profil
- iv. Tall Height Moderate Plus profil
- v. Low Height Moderate Plus profil
2. CP (anatomik – damla protez)
- b. Saline protezler
- i. CP moderate profil
- ii. CP High profil
Bu basit sınflama yanında her bir protezin yaklaşık 100 cc ile 650 cc arasında ve gerekirse daha büyük veya daha küçük boyutlarda da istenebileceği düşünülürse hasta için uygun protezin (birden fazla uygun protez olabilir ama bir tanesi en uygundur) seçiminin ne kadar önemli olduğu anlaşılır. Tabii protezlere ait bu makaledeki sınıflama sadece bir protez markası için gereklidir. Başka marka protezlerde değişik ölçüler ve şekillerde protezler mevcuttur.
Kullanılan protezin seçiminde üçüncü nokta ise yerleştirilecek protezin büyüklüğüdür. Gelen hastaların tamamına yakını doğal bir görünüm ister ancak doğal görünüm nedir? 45 kg lık 150 cm boyundaki birisinin doğal görünümü tabii ki 60 kg lık 170 cm boyundaki bir hastanın doğal görünümünden farklı olacaktır. Yine 20 yaşındaki bir hasta ile 45 yaşındaki bir hasta aynı boy ve kiloda olsalar bile farklı protezler yerleştirilebilir. Protez büyüklüğü seçiminde hastanın göğüs kafesi büyüklüğü, meme başı ile köprücük kemiği, memenin sarkıklık derecesi, meme altı, , ve meme derisinin kalitesi (kalın deri, ince deri, yaşlı deri vb) sternum (iman tahtası) ve koltuk altı mesafelerinin ölçümü rol oynamaktadır. Yani bir hastanın yapacağı en büyük yanlışlardan birisi şudur:
“Arkadaşım meme büyültme yaptırdı 300 cc lik damla protez koyuldu çok güzel oldu. Ben de istiyorum” Böyle bir hastaya doğru yaklaşım bunun bu kadar kolay olmadığını anlatıp gerekli muayeneyi yaparak verilecek doğru karar ve bunun nedenlerinin hastaya açıklanmasıdır. Artık pek çok doktor doğru meme büyüklüğünün seçiminde kararı hastaya bırakmayıp ölçümler sonrasında koyulması gereken proteze göre karar vermektedir.
Diyelim ki doğru protezi seçtik bunu nereden koyacağız. Günümüzde temel olarak 4 girişim yolu vardır:
- 1. Submammarian (meme altı kıvrımından)
- 2. Aksiller (koltuk altından)
- 3. Periareolar (meme başı çevresinden)
- 4. Periumblikal (göbek deliği çevresinden)
Koyulacak yerin seçiminde:
- 1. Süt verme mekanizmasını bozup bozmadığı
- 2. Ne kadar iz bıraktığı
- 3. Komplikasyon çıkma riski
- 4. His duyusunu bozup bozmadığı
- 5. Protezi yerleştirme yerinin memenin son şekli üzerindeki etkisi önemli rol oynar.
- 6. Tekniğe bağlı postoperatif dönemdeki hasta şikayetlerinin miktarı
- 7. Çeşitli tip ve büyüklükte protezlerle uygulama olanağının bulunup bulunmadığı
İlk planda periumblikal ve koltuk altı yerleştirme şekli hastalara çok cazip görünebilir. Ancak doktorlar tarafından daha çok tercih edilen silikon jel protezlerin, periumblikal koyulmasının imkanı yoktur ve koltuk altından koyulmaları çok zordur. Bu yollardan protez koyulacaksa, yerleştirildikten sonra saline ile şişirilen boş silikon balonlar kullanılır. Her iki yöntemde de iz memeden uzak olacağı için, iz açısından bir problem yoktur. Ancak endoskoplarla yapılan bu yöntemlerde maalesef yeterli meme poşu oluşturulamama riski vardır ve ayrıca kullanılan protezler salin olacağı için buna ait dezavantajlar vardır. Meme başı ve submammarian insizyon diğer yöntemlere göre iz memede olacağı için iz açısından çok avantajlı değildir. Periarolar keside iz meme başı ile meme derisi arasında kalarak kamufle edilirken subnmammarian insizyonda iz meme altı kıvrımına yerleştirilerek kamufle edilir. Her iki yöntemde de meme poşu görerek açıldığı için daha iyi hazırlanır ve memenin son şekli genellikle bu yöntemlerde daha iyi olur. Protezin yerleştirileceği yere göre doktor tercihini yapar. Çok küçük meme başı olan hastalarda periareolar girişim zor olabilir. Yine periarolar girişim ile meme başı his kusurları daha sık görülür. Ayrıca kas altı veya dual plane yerleşim meme altı girişim ile daha kolay olur.
Protezler nereye koyulur?
Yukarıdan aşağıya doğru gidersek:
- 1. Meme glandı (bezi altına)
- 2. Fascia altına
- 3. Kas altına
- 4. Dual plane (kısmen kas kısmen meme dokusu altına)
Koyulacak bölgenin seçimi de doktora bırakılmalıdır. Çünkü bunun seçiminde de pek çok faktör rol oynar:
- 1. Doktor hangi tekniği daha iyi biliyor?
- 2. Hastanın yaşı
- 3. Kesi nereye yapılacak?
- 4. Hastanın meme dokusunun kalitesi
- 5. Hastanın spor yapıp yapmaması
- 6. Memenin sarkıklık miktarı
- 7. Hastanın ameliyat sonrası işe dönme süresi
- 8. Protezin büyüklüğü
- 9. Koyulacak protezin tipi
Diğer faktörlerde olduğu gibi protezin koyulacağı yerin seçiminde de bir tane doğru yoktur. Doktor yukarıda sayılan faktörleri göz önüne alarak uygun yeri seçer ve o yer için uygun kesiyi yapar.
İşte kişiye özel meme büyültme operasyonunun kısaca tanımı yukarıda yazılanlardır. Koyulacak protezin tipi, şekli, büyüklüğü, kesinin yapılacağı yer, protezin koyulacağı bölgeler hasta için özel olarak düzenlenir ve operasyon buna gör planlanır. Sonuçta iki ayrı hastada eşit derecede güzel yapılmış memeler birbirinden tamamen farklı yöntem, protez tipi ve kesiyle gerçekleştirilmiş olabilir. Yine güzel bir meme büyük bir meme demek değildir. Her ne kadar operasyonun adı meme büyültme operasyonu olsa da amaç memenin normal bir büyüklüğe getirilirken varsa hafif sarkmaların düzeltilmesi ve memeye hoş bir şeklin verilmesidir.








